•  
  •  
  •  
  •  
BULUNDUGUNUZ YER: FAALİYETLER FAALİYETLERİMİZ EYLEMLER İNSANCA BİR YAŞAM, EŞİT, ÖZGÜR VE DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN 8 EKİM’DE ANKARA’DAYIZ!
 

23 Mayıs 2012 Tarihinde Grevdeyiz!

                 Bir suredir kamu çalışanları adına sendikaları ile Hükümet arasında görüşmeler sürdürülmektedir. Türk...

Dr. Ersin Arslan'ı Anmak ve Şiddeti Kınamak İçin 22 Mayıs 2012 Tarihinde Oturma Eylemi Yapılacaktır.

Şiddeti kınamak ve Dr. Ersin Arslan'ı anmak üzere 22 Mayıs 2012 Salı günü Mersin Devlet Hastanesi bahçesinde saat 12.45'de yapılacak olan oturma eylemine tüm hekimlerimizin katılımını bekler, saygıl...

Odamızın Yeni Yönetimi Basın ile Biraraya Geldi

    BASINA VE KAMUOYUNA     MERSİN TABİP ODASI İKİ YIL BOYUNCA BİZLERE EMANETTİR   Bizler, 5-6 Mayıs 2012 tarihinde yapılan Mersin Tabip Odası Genel Kurulu’nda seçilerek iki...

68'liler Derneği Yönetim Kurulu,Odamız Yönetim Kurulu'nu Ziyaret Ettiler.

  68’liler Derneği Yönetim Kurulu, Odamız Yeni Yönetim Kurulu’nu 15.05.2012 tarihinde ziyaret etti.    

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu, Odamız Yönetim Kurulunu Ziyaret Ettiler.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu, Odamız Yeni Yönetim Kurulu’nu 15.05.2012 tarihinde ziyaret etti.             

Yönetim Kurulu Üyelerimiz 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinliklerine Katıldılar

14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında Mersin Üniversitesi Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde yapılan törene, Oda başkanımız Uz. Dr. Galip Kırıcı, genel sekreterimiz Dr. Mehmet Antmen v...

Yönetim Kurulu Üyelerimiz Gündoğdu Aile Sağlığı Merkezi'nde Çalışan Hekimlerimizi Ziyaret Ettiler

Mersin Tabip Odası olarak kurumlara yaptığımız ziyaretler kapsamında, Oda başkanımız Uz. Dr. Galip Kırıcı, genel sekreterimiz Dr. Mehmet Antmen ve yönetim kurulu üyemiz Uz. Dr. İzzet Çalış Gündoğdu ...

11 Mayıs Hemşirelik Haftası Kutlamaları yapıldı

12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası nedeniyle yapılan kutlama programına Odamızı temsilen Yönetim Kurulu başkanı Dr. Galip Kırıcı katıldı.  

Muayenehanelerle ilgili standartlara yürütmeyi durdurma

Değerli Meslektaşımız, Danıştay 10. Dairesinin muayenehanelerle ilgili standartlara yürütmeyi durdurma kararı ve bu kararla birlikte muayenehane açmak isteyen hekimlerden istenebilecek ve istene...

Nükleer Santrale Hayır Demek İçin İmza Standı açıldı

Mersin Nükleer Karşıtı Platform, 10 Mayıs 2012 Perşembe günü nükleer santrale hayır demek için imza standı açılışını yaptı. Burada toplanan imzalar açılacak olan davada kullanılacak olup, Mersin hal...

  • 23 Mayıs 2012 Tarihinde Grevdeyiz!

  • Dr. Ersin Arslan'ı Anmak ve Şiddeti Kınamak İçin 22 Mayıs 2012 Tarihinde Oturma Eylemi Yapılacaktır.

  • Odamızın Yeni Yönetimi Basın ile Biraraya Geldi

  • 68'liler Derneği Yönetim Kurulu,Odamız Yönetim Kurulu'nu Ziyaret Ettiler.

  • Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu, Odamız Yönetim Kurulunu Ziyaret Ettiler.

  • Yönetim Kurulu Üyelerimiz 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinliklerine Katıldılar

  • Yönetim Kurulu Üyelerimiz Gündoğdu Aile Sağlığı Merkezi'nde Çalışan Hekimlerimizi Ziyaret Ettiler

  • 11 Mayıs Hemşirelik Haftası Kutlamaları yapıldı

  • Muayenehanelerle ilgili standartlara yürütmeyi durdurma

  • Nükleer Santrale Hayır Demek İçin İmza Standı açıldı

İNSANCA BİR YAŞAM, EŞİT, ÖZGÜR VE DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN 8 EKİM’DE ANKARA’DAYIZ!

E-posta Yazdır

ÖN DISK, KESK, TMMOB ve TTB’nin “Tum Temel Haklarimiz İcin İnsanca Yasami Savunuyor, Esit, Ozgur, Demokratik Bir Turkiye Istiyoruz!” talebiyle 27.09.2011 tarihinde saat 17.30’da KESK Binasi onunde toplanilip oradan Tas Bina’ya yuruyusun ardindan basin aciklamasi yapildı.

 

BASINA VE KAMUOYUNA     27.09.2011

İNSANCA BİR YAŞAM, EŞİT, ÖZGÜR VE DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN 8 EKİM’DE ANKARA’DAYIZ!

AKP hükümetinin politikaları her geçen gün yoksulluğu ve işsizliği artırırken; gelecek endişesi tüm toplumu sarmış durumda. Seçimlerde aldığı oy oranının yarattığı sarhoşluğun etkisinden kurtulamayan AKP, hem iç hem dış politikada attığı adımlarla ülkemizi hızla uçurumun eşiğine sürüklüyor. Siyasetin, ekonominin, toplumsal ve sosyal yaşamın sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillenmesi hızlanarak sürüyor.

Ekonomi Sermaye İçin Büyürken Emekçiler İçin Küçülüyor!

Bir taraftan zenginlerin sayısı artarken, diğer taraftan gerçek işsizlerin sayısı 6 milyona ulaşmış durumda. 2008 krizinin başlangıcında Türkiye’nin ilk 100 zenginin toplam servetleri 56 milyar dolar iken, üç yıl içinde bu rakam yüzde yüz artarak 104 milyar dolara çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre her ne kadar ekonominin 8.8’lik bir büyüme gösterdiği, kişi başı milli gelir 15 bin 119 lira olduğu açıklansa da, emekçiler bu büyümeden pay istediklerinde “kaynak yok” deniliyor.

Yoksulluk ve Adaletsizlik Kaderimiz Değildir!

Türkiye’de en zengin yüzde 10’luk kesiminin toplam gelirdeki payı yüzde 30.4 iken, en yoksul kesimin 10’luk kesimin payı ise yüzde 2.3. Yani en zengin ile en yoksul kesim arasında tam 13 kat fark var. Türkiye gelir dağılımındaki bu adaletsizliğiyle, OECD ülkeleri arasında da Meksika’dan sonra ikinci sırada. Açlık sınırının 1.000 TL, yoksulluk sınırının 3.000 TL’ye dayandığı koşullarda net 658 TL. asgari ücretle milyonlarca insan çalıştırılıyor. Kamu emekçileri ise ortalama 1500 TL maaş alarak açlığa yakın yoksulluğa uzak bir yaşam sürdürüyor.

AKP Emekçiye Düşman Politikalarını IMF’ye Sadakatle Uygulamaya Devam Ediyor!

Kıdem tazminatının kaldırılarak fona devredilmek istenmesi, esnek ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması, düşük ücret dayatması, sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerinde ticarileştirmenin hızlandırılması, örgütsüzleştirmenin yaygınlaştırılması düzenlemelerine yer verilen 61. hükümet programı, AKP’nin emek düşmanı politikalarda ne kadar pervasızlaştığını gösteriyor.

Demokrasi Askıda, Totaliter Bir Düzene Doğru Gidiyoruz!

AKP, liberal-muhafazakar bir ülke tahayyülüne uygun biçimde “yeni bir düzen” inşa etmeye çalışıyor. Yukarıdan hükümet aşağıdan cemaat eliyle toplum kuşatılmakta, medyası, polisi ve yargısıyla herkesi dinleyen ve izleyen korkuya dayalı büyük bir gözaltı düzeni yaratmak istiyor. Kendisi gibi düşünmeyen herkes susturuluyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Kürt sorununun barışçıl, demokratik çözümü yerine savaş politikalarına dönülüyor. Sorunun barış, eşitlik ve özgürlük temelindeki çözümünü savunarak; silahların susmasını, Türk veya Kürt hiçbir ananın yüreğinin yanmamasını isteyen, “Artık yeter kimse ölmesin” diyenlerin sesi kısılmak isteniyor. Türkiye’de emekçilerin, halkın yıllardır yaşadığı sorunların giderek ağırlaşmaya başladığı koşullarda, yaşanan haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı sesini yükseltenler, demokratik tepkilerini dile getirenler şiddetle bastırılırken, işçiler ve kamu emekçileri başta olmak üzere, çevrecilerin, mühendislerin, hekimlerin ve toplumun diğer kesimlerinin talepleri duymazlıktan, görmezlikten geliniyor.

KHK’ler İle TBMM Devre Dışı Bırakılarak, Ülke Yönetilmeye Çalışılıyor!

AKP, meclisi de devre dışı bırakarak seçimlerden önce aldığı Kanun Hükmünde Kararname yetkisini hiçbir hukuksal denetim takmaksızın pervasızca kullanıyor. KHK’ler ile Türkiye’nin siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel çehresi yeniden şekillendiriliyor. Kamunun yapısı sermayenin ihtiyaçlarına uygun bir biçimde her gün çıkarılan KHK ‘ler ile düzenlenmeye çalışılıyor. Bakanlıklar, KHK’ler ile yapboz tahtasına çevrilirken, kamu kuruluşları kar amaçlı çalışan şirketlere dönüştürülmek isteniyor.Tam gün yasası ve  Kamu hastane birlikleri ile sağlık hakkı ulaşılabilir olmaktan çıkarılarak sağlık hakkı paralı hale getirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı ve SHÇEK Teşkilat Yasaları KHK ile değiştirilerek esnekleştirme ve güvencesizleştirme kamunun tüm kurumlarında hızla yaygınlaştırılıyor.

Grevsiz Toplu Sözleşme, Toplu Sözleşmesiz Sendika Olmaz!

12 Eylül 2010 referandumuna sunulan anayasa değişikliği ile kamu emekçilerine “toplu sözleşme” düzeni getireceğini ve çalışma yaşamının demokratikleştireceğini söyleyerek oy toplamaya çalışan AKP, geçen bir yıllık süreçte hiçbir adım atmamıştır. Şimdi de 4688 sayılı sahte sendika yasasında kimi tadilatlar yaparak kamu emekçilerini oyalamaya çalışıyor. Kamu emekçileri KESK öncülüğünde yirmi yıldan fazladır Grevli Toplu Sözleşmeli bir yasa mücadelesi veriyor. Kamuda çalışan tüm emekçilerin sendikalarda örgütlenebilmesini savunuyor, örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan hiçbir düzenlemeyi kabul etmiyoruz. Grev ve Toplu Sözleşme Hakkımızı yasal teminat altına almayan hiçbir düzenlemeyi kabul etmedik, etmeyeceğiz.

KESK Üyelerini Başka Hiçbir Konfederasyon Temsil Edemez!

Hükümet kendisine yakın konfederasyonları kollayarak kamu emekçilerinin geleceğini ipotek altına almak istiyor. Kamu emekçileri adına görüşmelere katılacakları kendi yandaşlarından oluşturmak istiyor. KESK üyelerini, demokratik kanallardan seçilerek gelen yöneticilerimiz dışında kimsenin temsil etmesine izin vermeyeceğiz. Üyelerimizin ve tüm kamu emekçilerinin mali, sosyal ve çalışma şartlarına ilişkin taleplerini toplu sözleşme masasında bugüne kadar olduğu gibi KESK olarak savunmaya devam edeceğiz.

Kamu Emekçileri Kendi Geleceklerine Kendileri Karar Vermelidir!

Anayasada oluşturulan Kamu Görevlileri Hakem Heyeti ile grev hakkımız zımnen yasaklanıyor. AKP, Hakem Heyetinin bileşimini kendi çoğunluğunda oluşturarak bu heyetin vermiş olduğu karar son ve kesin karar haline getirilerek yeniden toplu görüşme sürecine dönülüyor. Uzlaşmazlık durumunda kamu emekçileri referandum yapmalı toplu sözleşmenin kabulü veya grev yapma kararı özgürce alınmalıdır

İnsanca Yaşamı Savunuyor, Eşit, Özgür, Demokratik Bir Türkiye İstiyoruz!

Türkiye, ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda yaşanan gelişmelerin tamamında büyük bir çözümsüzlük içinde ilerlemektedir. Bir taraftan güvencesizlik, geleceksizlik, işsizlik ve yoksulluk politikaları alabildiğine yaygınlaşırken, diğer taraftan insanca yaşam, eşit, özgür ve demokratik Türkiye talep eden toplumun örgütlü kesimleri gerek yasal, gerekse fiili uygulamalarla kuşatılarak sindirilmek, yok edilmek istenmektedir.

 

Grevli toplu sözleşme ve örgütlenme hakkını savunan kamu emekçilerinden kıdem tazminatlarının gasp edilmesine direnen işçilere; "sağlıkta dönüşüm" aldatmacasına karşı koyan sağlık emekçilerinden örgütüne ve mesleğine yapılan saldırılara karşı mücadele eden mühendis, mimar ve şehir plancılarına; Toprağını, suyunu, havasını ve yaşama haklarını savunanlardan, evde-sokakta ve iş yerinde var olma mücadelesi veren kadınlara; Özerk-demokratik-bilimsel üniversite mücadelesi yürüten öğrenci gençlikten, “artık kimse ölmesin” diye haykıran barış yanlılarına kadar herkesi,

 

Ortak talepler etrafında birleşmeye, düzenin “yeni yüzüne” karşı insanca yaşamı savunmak,

EŞİT, ÖZGÜR, DEMOKRATİK TÜRKİYE‘Yİ yaratmak için bütün emekçileri ezilenleri 8 Ekim’de Ankara’da yapılacak mitinge davet ediyoruz, İşçileri, emekçileri ezilenleri, kadınları, gençleri, cevre örgütlerini daha yaşanabilir bir dünya için birleşik ortak mücadeleye çağırıyoruz.

YAŞASIN GREVLİ TOPLU SÖZLEŞME MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN KESK, YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN EMEKÇİLERİN BİRLİĞİ!